Keşif Duraklarımız
Göreme: Bölgenin tarihi ve doğal kalbini keşfedin.
Kızılırmak Nehri: Türkiye'nin en uzun nehrinin kıyısında huzuru bulun.
Peri Bacaları: Doğanın eşsiz mimarisine yakından tanıklık edin.
Çavuşin: Eski bir yerleşim yerindeki devasa kaya yapılarını görün.
Avanos: Sanatın ve toprağın buluştuğu nehir kasabasını gezin.
Paşabağ: Dev peri bacalarının arasında masalsı bir yürüyüş yapın.
Üç Güzeller: Kapadokya’nın en meşhur panoramik manzarasını izleyin.
Hayal Vadisi: Kayaların aldığı ilginç şekillerle hayal gücünüzü zorlayın.
Kaymaklı Yeraltı Şehri: Tarihin derinliklerindeki gizemli katlara inin.
Güvercinlik Vadisi: Vadideki yüzlerce yuvanın oluşturduğu görsel şöleni seyredin.
Aşk Vadisi: Bölgenin en karakteristik ve görkemli oluşumlarını keşfedin.
Selime Katedrali: Kaya içine oyulmuş en büyük dini yapıyı ziyaret edin.
Çömlek Atölyesi: Çamurdan sanata dönüşen geleneksel sürece katılın.
Tuz Gölü: Sonsuz beyazlığın içinde eşsiz fotoğraf kareleri yakalayın.
Onyx Taş Atölyesi: Değerli taşların işlenme sanatına şahit olun.
Ve Çok Daha Fazlası...
Güne sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Tuz Gölü’nün uçsuz bucaksız beyazlığında, hem eşsiz manzaraya merhaba demek hem de bu anı ölümsüzleştirecek fotoğraflar çekmek için mola vererek başlıyoruz; ancak bu molanın mevsimsel şartlara ve ışık durumuna bağlı olarak planlandığını hatırlatmak isteriz. Aksaray’daki tesisimizde alacağımız serbest kahvaltı molasının ardından, Melendiz Çayı’nın binlerce yıllık emeğiyle derinliği yer yer 100 metreyi bulan Ihlara Vadisi’ne giriş yaparak Ağaçaltı ve Yılanlı Kilise gibi tarihin izlerini taşıyan noktaları keşfediyoruz. Kısa bir yolculuk sonrası durağımız, büyüleyici bir volkan ağzı gölü olan Narlı Göl oluyor ve burada rehberimizin anlatımlarıyla bölgenin jeolojik yapısını öğreniyoruz. Ardından Hititler’den miras kalan, yerin 55 metre altına kadar labirent gibi uzanan 9 katlı devasa Derinkuyu Yeraltı Şehri’nin (veya yoğunluğa göre Kaymaklı’nın) gizemli atmosferine dahil oluyoruz. Lezzetli bir öğle yemeğinin ardından Dervent Vadisi’nde farklı şekillere bürünmüş peri bacalarını fotoğraflayıp, Kapadokya’nın simgesi Üç Güzeller’i ziyaret ederek turumuzun son durağı olan Şarap Mahzenleri’ne geçiyoruz. Bölgenin nadide üzümlerinin doğal kaya mahzenlerinde şaraba dönüşme hikayesini uzmanından dinledikten sonra, günün yorgunluğunu atmak üzere konaklayacağımız otelimize yerleşiyoruz.
Güne dileyen misafirlerimizin ekstra olarak katılabileceği, gökyüzünü renk cümbüşüne çeviren muhteşem Balon Turu ile başlıyoruz. Otelimizdeki kahvaltının ardından rotamızı, bir vadi içerisinde yükselen ve eski bir manastır yerleşkesi olan Göreme Açık Hava Müzesi’ne çevirerek; Aziz Basil, Elmalı, Yılanlı ve Çarıklı gibi tarihe meydan okuyan kaya kiliselerini rehberimizin anlatımlarıyla dışarıdan keşfediyoruz. Ardından, dev gövdeli peri bacalarının arasında bir zamanlar insanların sürdüğü yaşamın izlerini süreceğimiz Paşabağ bölgesine geçiyor ve buradaki serbest zamanın ardından bölgenin en eski yerleşimlerinden biri olan Çavuşin Köyü’nü ziyaret ediyoruz. Kapadokya’nın ruhunu yansıtan çanak-çömlek sanatını tanımak üzere Kızılırmak’ın bereketiyle şekillenen bir atölyeye konuk oluyor, ustalarımızdan bu kadim zanaatı dinlerken dileyen misafirlerimizin tezgah başına geçip bu sanatı denemesine imkan tanıyoruz. Keyifli bir öğle yemeği molasının sonrasında, sivil mimarinin en iyi korunmuş örneklerini göreceğimiz Mustafapaşa’yı (Sinassos) gezip, Kızıl Vadi’nin büyüleyici manzarası eşliğinde unutulmaz fotoğraflar çekiyoruz. Otelimize dönmeden önceki son durağımızda ise Anadolu’nun doğal taşlarının sanata dönüştüğü Onyx Atölyesi’ni ziyaret ederek bu değerli taşların hikayesine ortak oluyor ve alışveriş imkanının ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
Güne otelimizde yapacağımız kahvaltı ile başlayıp, ilk rotamız olan Güvercinlik Vadisi’nde vadiye adını veren kuş yuvalarını ve eşsiz doğayı fotoğraflayarak devam ediyoruz. Ardından bölgenin en yüksek noktalarından biri olan Uçhisar Kalesi’nin hemen altında vereceğimiz molada, hem kaleyi panoramik olarak seyretme hem de bu devasa kaya kütlesinin çevresindeki harika oluşumları kayıt altına alma imkanı buluyoruz. Keyifli bir çay ve kahve molası için duracağımız Salkım Tepesi’nde Göreme ve çevresinin büyüleyici manzarasının tadını çıkardıktan sonra, Anadolu’nun ve bölgenin en köklü el sanatlarından olan halıcılık kültürünü yakından tanıyacağımız Halı Atölyesi ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. Dönüş yolculuğuna geçmeden önceki son durağımız olan Tuz Gölü’nde vereceğimiz fotoğraf molasıyla turumuzu taçlandırıyor, ardından İstanbul’a doğru yola koyuluyoruz; bir başka seyahatte tekrar buluşmak dileğiyle siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalarda uğurlayarak vedalaşıyoruz.
En yeni turlarımızı ve size özel fırsatları kaçırmamak için şimdi
hemen üye olun.
İlk yorumu siz yapın